Çarşamba, Nisan 7, 2021

Göğü Delen Adam Papalagi Kitap Özeti ve Değerlendirmesi

Abone ol

Göğü Delen Adam adlı minik ve sürükleyici eseri ele alıyoruz. Kitabın konusu, yazarı, özeti, yazılış zamanı, türü ile ilgili bilgiler yazı içeriğinde başlıklar halinde mevcut. Papalagi de yer alan etkileyici kısımları ve eserin teknik değerlendirmesini yorumlarımızla harmanlayarak oluşturduk. Kitapta anlatılmak istenen nedir? Erich Scheurmann imzalı Göğü Delen Adam’ı niçin okumalısınız? Ben ve sen ayrımı olmayan halkın yaşantısı sizlerle.

Yazar ve Göğü Delen Adam Hakkında

Erich Scheurmann
Erich Scheurmann

110 sayfalık gerçekleri barındıran olay örgüsüyle tek nefeste bitirilebilecek bir kitapla karşı karşıya kalacaksınız. Kitabın orijinali Der Papalagi adıyla Almanca olarak 1920 yılında kaleme alınmıştır. Yazıldığı dönemde büyük ses getiren kitap yazara ciddi bir popülerlik kazandırmıştır. Alman yazar Erich Scheurmann aynı zamanda ressamdır. Polinezya halklarından Tiavea kabilesi şefinin yaşam olaylarını kaydetmesiyle orijinal olay örgüsü oluşan Göğü Delen Adam, yazar tarafından asıl metnine bağlı kalarak sadeleştirilmiştir. Tür olarak eleştiri-gezi yazısı karışımı bir içeriğe sahiptir.

Göğü Delen Adam Özet

Kabile şefi Tuivaii sömürge için adaya gelenlerin kuruduğu misyoner okulunda eğitim almış bir yerlidir. Avrupa’yı ve anlatılanları merak etmiş ve Avrupa’yı gezme ve gözlemleme fırsatı da bulmuştur. Gördüklerini, kendine anlatılanlar ve öz yaşamındaki değerlerle kıyaslayarak eleştirel bir pencereden halkına mektup şeklinde hitap ederek notlar almıştır. Erich Scheurmann ise bu dönemlerde bazı sıkıntılar yaşamakta ve ülkesinden çıkış noktaları aramaktaymış. Samoa’da yaşamış genç bir adamın(kabile şefi değil) kabilesini övgü dolu sözlerle anlattığına tanık olduğunu da kitabın sonunda belirtilmiştir. Bu şekilde oluşan merak ve ülkeden çıkma düşüncesi üzerine bir de yayın evinden güney denizinde geçen bir hikaye yazması karşılığında maddi destek alması mucizesi eklenince Erich Scheurmann hedefe ulaşmak için yola çıkmış, şefin kabilesinin olduğu köye kadar bizzat ulaşarak ve onlarla yaşamıştır. Şef ona gözlemlerini ve daha önce yazdıklarını anlattığında Erıch bu doğal ve içten eleştirileri aktarmayı düşünmüştür. Tuiavii beyaz adamı Göğü Delen Adam (Papalagi) olarak tanımsa da yazdıklarını yazarın merakından dolayı ona teslim etmiştir. Erich Scheurmann ülkesine geri döndüğündeyse Papalagi üzerinde çalışarak yayına sunmuştur.

Kahramanlar

Göğü Delen Adam’ da ismi geçmeyen, medeniyet denilen yaşantının zehirlerinden etkilenmemiş, doğal hayatın parçası ve kendisi olan yerli halk eserin kahraman kitlesidir. Ayrıca başlıca kahramanlar olarak karşımıza çıkanlar:

Tuiavii: Kabilenin Şefidir. Avrupa’yı ve gelişmeleri yerinde gören halkına uyarı amaçlı seslenen kişidir.

Erich Scheurmann: Olayların dinleyicisi ve sürecin peşinden giden şefin yazdıklarını yayına hazırlayan kişidir.

Altın harfler

göğü delen adam papalagi

”Bırak, Papalagi’nin sözde mutluluğu kendinin olsun!”

“Gövde, kol ve bacaklar ettir. Ancak boyundan yukarısı gerçek insandır.”

“Eğer insan çok fazla şeye gereksinim duyuyorsa, bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir.”

“Bize, ışığı getireceğinize inandırmıştınız. Oysa sizin niyetiniz bizi de kendi karanlığınıza çekmekti!”

”Papalagi, ”Ne kötü yine bir saat geçti” diye yakınır. Çok kederlenmiş gibi de yüzünü ekşitir. Halbuki taptaze bir saat başlamaktadır o anda.”

Şef Tuiavii çeşitli kesitlerde ağırlıklı olarak; paranın egemenliğinde yaşayan mutsuz insanı, taş duvarlar altında kısılıp kalan bedensel özgürlüğünden yoksun olan şehirlileri, kendini yenileyen zamanın ruhunu kaçıran acelecileri, çok fazla eşyaya sahip olmanın esaretini, paylaşmamanın anlamsızlığını, ışık ve aydınlık olarak tanımlanan kasvetli karanlık yaşantı ve inançları, inandığı gibi yaşamayanları Göğü Delen Adam etiketiyle bir güzel eleştirmekte ve halkını uyarmaktadır.

En Etkileyici Kısım

Günümüzde bireysellik ön plana çıkmaktadır. Eşyalar, fikirler, eserler, sözler, sınırlar…hep sahiplidir. Bizim kültürümüzde ve dünyamızda en insancıl yaklaşımlar bile sahip olduklarını koşulsuz paylaşmayı pek bilmezler. Oysa yerli halkın şefi bakın ne diyor: Bizim dilimizde “Lau” benim demektir, ama aynı zamanda senin demektir. Senin olan benim, benim olan senindir. Oysa beyazların dilinde bu senin ve benim gibi aynı anlama gelen tek bir söz bile yoktur. Göğü Delen Adam mutlaka okunmalı ve başucu kitapları arasında yerini almalıdır.

Orhan Demir
Orhan Demir
Psikolojik Danışman

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En popüler