Çarşamba, Nisan 7, 2021

Yazmak ve Okumak İyileştirici Güce Sahip Midir?

Abone ol

”Yazmak ve Okumak İyileştirici Güce Sahip Midir?” başlığıyla beraberiz. İnsanı anlamak ve insanın ulaşamadığımız gizemli kısımlarını aydınlatmak için günümüz modern aklı her zaman somut olgulara odaklanmayı seçer. Kalıntılar, eserler, çizimler, anıtlar, mezar taşları, anlaşma metinleri, dualar ve daha nicelerine göz atar. Geçmişten günümüze insanın kendini nasıl ifade ettiğini anlamayı sağladığı için, iyi ki bunu yapmaktadır diyoruz.

Niçin Okumak ve Yazmak Gereği Duyarız?

Amaç: Anlaşılmak, ifade etmek, zihnindeki kurguyu somutlamak ve iç görü oluşturmaktır.
Amaç: Anlaşılmak, ifade etmek, zihnindeki kurguyu somutlamak ve iç görü oluşturmaktır.

İçimizde var olan merak duygusunu tatmin etmenin ve anlaşılma arzusunu beslemenin etkileyici yollarından birisi budur. Ayrıca geçmiş-geleceği ilişkilendirerek ruhsal sürecimizi sağlam kılmak ve psikolojik sağlamlığa ulaşmak için iyi bir yöntemdir. Zira ilk insan gruplarının okuma yada yazma bilmezken karşılaştıkları olayları, doğayı, hayvanları, gök cisimlerini… duvarlara ve taşlara çizmekle ne yapmaya çalıştıklarının izahı, ifade etme isteği ve anlaşılma çabası dışında ne olabilir? Kendisine saldıran aslanın resmini, o anki heyecan ve korkusunu ünlü olmak kaygısıyla mağara duvarına çizdiği düşünülemez. İlk kez otobüste beraber yolculuk yapan iki yabacının özel bilgilerine varana kadar paylaşıma girmesini nasıl açıklayabiliriz? Amaç: Anlaşılmak, ifade etmek, zihnindeki kurguyu somutlamak ve iç görü oluşturmaktır. Karşı karşıya olduğum şey budur! Diyebilmektir.

*Peki, bizler kendi başımıza yazmanın ve okumanın iyileştirici gücünü nasıl ve ne şekilde hayatımıza aktarabiliriz? Bibliyoterapi uygulamaları kapsamında ayrıntılara değineceğiz.

İyileştirici Yön: İç Görü

Yaşıyor olduğumuz salgın sürecini yıllar önce yazılmış olan ‘Veba’ adlı romanı okuyarak, geçmişin somut olgusuyla şu anı daha kolay anlayabiliriz. O insanlar neler yaşadı, neler yaptı? Güçlü ve zayıf kısımları nelerdi? Çaresizlik ve çıkmazda olmak nasıl sorun çözme becerisi kazandırdı? Yazarak ifade edilmiş eserlere bakmak ruhsal bir rota eşliğinde güvenilir bir yolculuk yapmayı sağlamaya yardımcı olur. İşte yazmanın, eser ortaya koymanın ve anlaşılabilmenin yolu budur!

Kişisel ve Ruhsal Problemler İçin Yazmak ve Okumak:

Yazmak ve okumak: Sağlıklı ve işlevsel mi?
Yazmak ve okumak: Sağlıklı ve işlevsel mi?

Yaşamı boyu ilk insan şiddeti ve sıklığı farklılaşan bir çok olay yaşamıştır. Son insan da şiddeti ve sıklığı farklılaşan bir çok olay yaşayacaktır. Hayatım zorlayıcı bir etkiye maruz kalmadı, diyecek tek bir insan olduğu düşünülemez. İlk insan da pişman olmuş, üzülmüş, korkmuş, çaresiz olduğunu düşünmüş, yalnız kalmış… Son insan da bunları ve dahasını yaşayacaktır. Aksini düşünen kendisini kandırır. Bu süreçte insan neye yada kime sığınmıştır. İçini neye, kime ve nasıl dökmüştür? Bu paylaşım ona neler katmıştır? Gerçekliğe ve kanıtlara önem veren modern akıl ilk insanın ve son insan olacak talihlinin ruhsal sürecini ifade ediş yolu olan yazmak ve okumak eylemlerini sağlıklı yada işlevsel buluyor mu?

Bilimsel Çalışmalar Ne Diyor?

Yapılan tetkikler ve laboratuvar çalışmaları yazmanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, kan değerlerine normalleştirici etki yaptığını ve ilaç kullanım oranlarını azaltan sonuçlar sağladığını göstermektedir. Kişisel deneyimler neticesinde uyku üzerinde yatıştırıcı etkiye sahip olduğu da gözlemlenmektedir. (Konuyla ilgili bilgi için “İçinizi Dökün” isimli çalışmayı okumanızı öneririm.) Okumayla ilgili ise bir terapi yaklaşımı (bibliyoterapi) mevcut olup kişinin problemini daha kolay anlamlandırması ve baş etme becerisi geliştirmesi için kitap okuma ödevi ve etkinlikleri yapılmaktadır. Uzmanlardan ve bireylerden iyileştirici etkisi olduğuna dair geri dönütler alınmaktadır.

Bizler Kendi Hayatımızda Nasıl Kullanabiliriz?

Bibliyoterapi: Yazmak ve Okumak: İyileştirici güç!
Yazmak ve Okumak: İyileştirici güç!

Mesleki çerçeve de ve yazının amacı olarak söylüyoruz. Okur ve takipçilerimiz şunu unutmayın: Bizler bazı yönlerimizle ilk insanla aynıyız. Korkuyoruz, üzülüyoruz, yalnız kalıyoruz, endişeleniyoruz, kaygı duyuyoruz ve çözüm-çıkış noktaları bulmak için bazı şeyler deniyoruz. Duvarlara yumruk atarak, camları kırarak, etrafı yakarak, çevreye saldırarak, susarak, intiharı deneyerek… içsel birikimleri uygun olmayan yöntemlerle atmaya çalışıyoruz. Tüm bu işlevsiz yolların yerine yazmak ve okumak “bibliyoterapi” yönteminin iyileştirici etkisini hayata nasıl uygulayabiliriz onu somutlaştıralım!!!

Uygulama-Ödev: Bibliyoterapi

1) Geçmiş ve gelecek günlerinizi kendinize anlattığınız (günlük değil!) bir kutsal yazı defteri oluşturun. Durum, duygu ve düşüncelerinizi yazarak kendinize anlatın. Daha önce fark etmediğiniz ayrıntılar yakalayacağınıza eminim.
2) Zaman zaman sıkıldığınız, üzüldüğünüz yada çeşitli olumsuz duygu ve durumlara büründüğünüz anları yazın, okuyun ve yakın. Zihninizden kağıda aktarıp onları serbest bırakın ve yakarak onlarla vedalaşın. Tercihen biriktirebilirsiniz de.
3) Olayları ve kişisel becerileri etkili şekilde sunabilen kitapları okuyun. Onların yerinde olsaydınız siz neler yapardınız? İç görü sağlamaya çalışın. Böylece zihinsel antrenman yaparak gücünüzü arttırmış olursunuz.

Yazmak okumak iyileştirici güce sahip midir? Sorusuna cevap vermeye çalıştık. Bir sonraki içerikte görüşmek üzere takipte ve hoşça kalın.

Orhan Demir
Orhan Demir
Psikolojik Danışman

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

En popüler